Öz
Amaç
Osteoporoz tedavisinin özellikle D vitamini başta olmak üzere bazı biyokimyasal parametrelerde düzelme sağladığı bilinmekle birlikte, bu iyileşmenin çift enerjili X-ışını absorbsiyometrisi (DXA) ile ölçülen kemik mineral yoğunluğu (KMY) üzerindeki etkileri konusunda literatürde çelişkili bulgular bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yeni tanı almış osteoporotik kırık hastaları ile en az bir yıldır osteoporoz tedavisi alan hastalarda biyokimyasal parametreler ve DXA ile ölçülen KMY değerlerini karşılaştırmaktır.
Gereç ve Yöntem
Çalışmaya, osteoporotik frajilite kırığı bulunan ve DXA ile laboratuvar verileri tam olan 100 hasta dahil edildi; 53’ü yeni tanı almış, 47’si ise en az 12 aydır osteoporoz tedavisi almaktaydı. Lomber ve femoral KMY ile buna ait T-skorları değerlendirildi. Serum 25-hidroksivitamin D, kalsiyum, fosfor, renal fonksiyon parametreleri ve vücut kitle indeksi (VKİ) kaydedildi. Gruplar arası karşılaştırmalar t-testi veya Mann-Whitney U testi ile yapıldı. Biyokimyasal parametreler ile dansitometrik ölçümler arasındaki ilişkiler Pearson veya Spearman korelasyon analizleri ile değerlendirildi.
Bulgular
Tedavi alan grupta serum D vitamini düzeyleri ile hem lomber hem de femoral KMY ve buna ait T-skorları arasında anlamlı negatif korelasyon saptandı ve bu bulgu çalışmanın en önemli sonucu olarak değerlendirildi (p<0,01). Buna karşılık yeni tanı grubunda D vitamini ile dansitometrik ölçümler arasında ilişki saptanmadı. Serum 25-hidroksivitamin D düzeyleri tedavi alan hastalarda daha yüksek bulunurken (p<0,05), lomber ve femoral KMY, T-skorları, renal fonksiyon parametreleri, VKİ, kalsiyum ve fosfor açısından gruplar arasında fark izlenmedi (tümü için p>0,05). Ayrıca tedavi grubunda VKİ ile femoral KMY arasında pozitif korelasyon saptandı (p<0,01).
Sonuç
Kırıklı hastalarda en az bir yıllık osteoporoz tedavisi, serum D vitamini düzeylerinde artış ile ilişkili olmakla birlikte DXA ile ölçülen KMY’de artış sağlamamaktadır. Tedavi grubunda saptanan negatif korelasyon, biyokimyasal düzelmenin her zaman gerçek iskelet iyileşmesini yansıtmadığını düşündürmektedir. Bu bulgular, biyokimyasal yanıt ile yapısal kemik adaptasyonu arasında bir ayrışma olduğunu ve osteoporoz takibinde yalnızca D vitamini düzeylerine değil, dansitometri ve klinik kırık riskine birlikte odaklanılması gerektiğini göstermektedir.


