Diğer

Postmenopozal Osteoporozda Risendronat ve Raloksifen Tedavilerinin Etkilerinin Karsilastirilmasi - Orijinal Arastirma

  • Dilek Koç Yilmaz
  • Onur Armagan
  • Ayse Ekim
  • Funda Tasçioglu
  • Cengiz Öner

Turk J Osteoporos 2006;12(3):-

ÖzetAmaç: Bu çalismamizin amaci, risendronat ve raloksifen tedavisinin postmenopozal osteoporozda KMY ve kemik döngüsü üzerindeki etkinligi degerlendirmekti. Gereç ve Yöntem: Seksen üç hasta rasgele iki gruba ayrildi. Kirk iki hasta (grup=1) risendronat (35mg/ hafta) ve 41 hasta (grup=2) ise raloksifen (60 mg/ gün) ile 12 ay süre ile tedavi edildi. Tüm hastalara ilaveten 1200 mg/gün kalsiyum ve 800 IU/gün vitamin D3 verildi. Dual enerji X-ray Absorbsiyometre (DEXA) yöntemi ile baslangiçta ve bir yil sonunda lumbal, femur boynu ve trokanterik bölge KMY ölçümleri yapildi. Kemik döngüsü belirleyicilerinden osteokalsin, alkalen fosfataz (ALP), deoksipridinolin düzeyleri ve total kolesterol düzeyleri tedavi baslangicinda, 6. ay ve 12. ayda ölçüldü. Bulgular: Tedavi sonrasi lumbal vertebra KMY degerlerinde, her iki grupta anlamli bir artis gözlendi (grup 1; pSonuç: Sonuçlarimiz, postmenopozal osteoporozlu kadinlarda risendronat tedavisinin lumbal bölge, femur boynu ve trokanterik bölgede KMY' yi önemli ölçüde arttirdigini gösterdi. Diger yandan, raloksifen tedavisi yalnizca lumbal bölge KMY' sinde artis sagladi. Bu bulgu, kolesterol düzeyi yüksek ve sadece lumbal osteoporozu olan hastalarda raloksifen tedavisinin alternatif bir seçenek olarak kullanilabilecegini düsündürdü. (Osteoporoz Dünyasindan 2006;12:50-4)Anahtar kelimeler: Postmenopozal osteoporoz, raloksifen, risendronteSummaryAim: The aim of this study was to compare the efficacy of risendronate and raloxifene treatments on bone mineral density (BMD) and biochemical markers of bone turnover in postmenopausal osteoporosis. Material and Method: Eighty-tree patients were randomly assigned to two groups. Forty-two patients (group=1) were treated with risendronate (35 mg/ week) and 41 patients (group=2) with raloxifene (60 mg/ day) for a period of one year. Additionally, 1200 mg/ daily calcium and 800 IU/ day vitamin D were given to both groups. Bone mineral density (BMD) was measured at lumbar, femur neck and trochanteric regions by dual-energy x-ray (DEXA) at baseline and at the end of the study. Among the markers of bone turnover, osteocalcine (OC), deoxypyridinoline (DPD), and alkaline phosphates (ALP) levels were determined at the beginning, at the end of 6 and 12 months. Additionally, total cholesterol levels were measured. Results: At the end of the treatment, significantly increases in lumbar BMD were seen in both groups (group 1; pConclusion: This finding suggested that raloxifene may be an alternative in hypercholesterolemic women who have only spinal osteoporosis. (Osteoporoz Dünyasindan 2006;12:50-4)Key words: Postmenopausal osteoporosis, risendronate, raloxifene

Aim: The aim of this study was to compare the efficacy of risendronate and raloxifene treatments on bone mineral density (BMD) and biochemical markers of bone turnover in postmenopausal osteoporosis. Material and Method: Eighty-tree patients were randomly assigned to two groups. Forty-two patients (group=1) were treated with risendronate (35 mg/ week) and 41 patients (group=2) with raloxifene (60 mg/ day) for a period of one year. Additionally, 1200 mg/ daily calcium and 800 IU/ day vitamin D were given to both groups. Bone mineral density (BMD) was measured at lumbar, femur neck and trochanteric regions by dual-energy x-ray (DEXA) at baseline and at the end of the study. Among the markers of bone turnover, osteocalcine (OC), deoxypyridinoline (DPD), and alkaline phosphates (ALP) levels were determined at the beginning, at the end of 6 and 12 months. Additionally, total cholesterol levels were measured. Results: At the end of the treatment, significantly increases in lumbar BMD were seen in both groups (group 1; p 0.001, group; 2 p 0.05). The increases in femur neck and trochanteric regions were significant in only group 1 (p 0.05). In both groups, serum OC (group 1; p 0.01, group 2; p 0.05), DPD (group 1; p 0.001, group 2; p 0.05), and ALP (group 1; p 0.001, group 2; p 0.05) were found to be significantly decreased at 6th and 12th months of the treatment period. There was a significant decrease in the level of cholesterol in 6. and 12. month only in group 2 ( p 0.05). Our results indicated that in postmenopausal women with osteoporosis risendronate treatment increased BMD in lumbar spine, femoral neck and trochanteric region. On the other hand, raloxifene provided an increase only in the lumbar spine BMD. Conclusion: This finding suggested that raloxifene may be an alternative in hypercholesterolemic women who have only spinal osteoporosis. (Osteoporoz Dünyasindan 2006;12:50-4)Key words: Postmenopausal osteoporosis, risendronate, raloxifene


Osteoporoz düsük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikro mimari yapisinin bozulmasi sonucu kemik kirilganliginda ve kiriga yatkinlikta artis ile karakterize sistemik bir iskelet hastaligidir (1). Ortalama yasam süresinin uzamasina bagli olarak yasli nüfusun ve sonuçta osteoporoz prevalansinin artmasi nedeniyle hastalik giderek önem kazanmaktadir (2). Ayrica osteoporoza bagli olusan kiriklar nedeniyle ortaya çikan yüksek tedavi maliyetleri, ekonomik olarak is gücü kayiplarinin büyüklügü ve ölüm oranin artmasi göz önüne alindiginda OP önemli bir halk sagligi sorunudur (3). Bütün bu faktörler, metabolik kemik hastaliklarina özellikle de osteoporoza yönelik medikal çalismalari ön plana çikarmis ve kemik kaybini azaltan ya da hiç olmazsa durduran yeni tedavi seçeneklerini gündeme getirmistir (4).Osteoporoz tedavisinde kemik rezorpsiyonunu engelleyen ilaçlar (kalsiyum, D vitamini, östrojen, selektif östrojen reseptör modülatörleri, kalsitonin, bifosfonatlar) ve kemik formasyonunu artiran ilaçlar (parathormon, anabolik steroidler, sodyum florür, büyüme faktörleri, kalsitriol) kullanilmaktadir. Fakat günümüzde tamamen güvenilir olan, etkili ve genel olarak kabul edilmis bir tedavi henüz tanimlanmamistir (5).Postmenopozal osteoporozlu kadinlarda bu tedavi yöntemlerinden, hem raloksifen (6,7) hem de risedronat (8,9) tedavileri yeni vertebral kiriklari önlemede, KMY yi artirmada ve kemik döngüsünün biyokimyasal belirleyicilerini düsürmede etkilidirler.Selektif östrojen reseptör modülatörleri (SERM) grubu içinde yer alan raloksifen, KMY ve serum lipitlerine olan olumlu etkisi ile postmenopozal osteoporozun önlenmesi ve tedavisinde tercih edilebilecek bir ajan olarak görülmektedir (10). Bifosfonatlar ise osteoklastik aktiviteyi inhibe ederek kemik mineralizasyonunu ve kemik yikimini önlerler ve bu etkilerini kemigin hidroksi apatit kristallerine baglanarak gösterirler (11). Üçüncü kusak bir bifosfonat olan risedronatin klinik etkinligi yapilan çalismalarda gösterilmistir (12,13).Postmenopozal osteoporozlu kadinlarda gerçeklestirdigimiz bu çalismayi, risedronat ve raloksifen tedavilerinin KMY ve kemik döngüsü üzerine olan sonuçlarini karsilastirmak ve bu iki tedavinin OP üzerindeki etkilerini saptamak amaciyla planladik.


Gereç ve Yöntem

Çalismamiz 2003-2005 yili içinde Osmangazi Üniversitesi Tip Fakültesi Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Anabilim Dali poliklinigine basvuran 88 postmenopozal hasta üzerinde gerçeklestirildi. Osteoporoz tanisi klinik degerlendirme, anteroposterior ve lateral spinal grafiler, lumbal vertebra ve femur KMY degerleri ve laboratuar bulgularina dayanarak konuldu. KMY yi saptamak amaciyla dual enerji x-ray absorbsiyometri (DEXA) teknigi kullanilarak vertebral ve femur KMY degerleri, genç eriskin degerlerine göre -2,5 standart sapmadan düsük olan hastalar çalismaya dahil edildi. Çalisma, Eskisehir Osmangazi Üniversitesi Tip Fakültesi etik kurulu tarafindan onaylandi.Sekonder osteoporoza yol açan patolojileri ekarte etmek amaciyla tedavinin baslangicinda tüm hastalarda ayrintili bir klinik ve laboratuar degerlendirme yapildi. Laboratuar incelemelerinde; tam kan sayimi, eritrosit sedimantasyon hizi (ESH)., rutin biyokimyasal tetkikler, 24 saatlik idrarda kalsiyum düzeyi, tiroid hormonlari, büyüme hormonu, kortizol, parathormon düzeyleri ve serum protein elektroforezi tetkikleri yapildi. Tüm laboratuar tetkikleri Osmangazi Üniversitesi Tip Fakültesi Biyokimya ve Hematoloji Anabilim dali laboratuarlarinda gerçeklestirildi.Sistemik bir hastalik ve malignite öyküsü olanlar, kemik metabolizmasini etkileyecek bir hastaligi olanlar yada kemik metabolizmasini etkileyen ilaçlari uzun süre kullanan hastalar ve daha önce osteoporoza yönelik herhangi bir medikal tedavi alan hastalar çalisma disi birakildi. Bu çalisma randomize, kontrollü ve açik bir çalisma olarak planlandi. Çalismaya alinan 88 hasta rasgele iki gruba ayrildi. 44 hastadan olusan 1. gruba 35mg/ hafta risedronate tedavisi, 44 hastadan olusan 2. gruptaki hastalara 60 mg/gün raloksifen tedavisi 1 yil süre ile uygulandi. Tüm hastalara ilaveten 1200 mg /gün kalsiyum ve 800 IU/gün vitamin D3 verildi. Hastalara, DEXA yöntemi (Hologic QDR 4500W) ile baslangiçta ve bir yil sonunda lumbal, femur boynu ve trokanterik bölge KMY ölçümleri yapildi.Tüm dansitometrik incelemeler Osmangazi Üniversitesi Tip Fakültesi Nükleer Tip Anabilim dalinda gerçeklestirildi. Kemik yapim ve yikim belirleyicileri olarak serum osteokalsin, total alkalen fosfataz ve idrar deoksipridinolin düzeyleri tedavi baslangici, 6. ay ve 12. ayda ölçüldü. Ayrica serum total kolesterol düzeyleri de ayni periodlarda degerlendirildi.Istatistiksel analizlerde SPSS 10,0 paketi kullanildi. Baslangiçta gruplar arasi demografik verileri karsilastirmak için bagimsiz gruplar t testi kullanildi. KMY ye ait ölçümleri degerlendirmek amaciyla grup içi analizlerde eslestirilmis t test, gruplar arasi analizlerde bagimsiz gruplar t test kullanildi. Kemik döngüsüne ait veriler karsilastirmak amaciyla ise tek yönlü varyans analizinden yararlanildi. Tüm sonuçlar % 95 güvenilirlik araliginda verildi. Sonuçlar ortalama ± standart sapma seklinde gösterildi ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamli kabul edildi.